Web29 Eylül 20266 dk okuma

Web Tasarımı Hizmetleri: Teklif Almadan Önce Yanıtlamanız Gereken 8 Soru

Üç ajansa aynı projeyi anlattınız, biri düşük, biri yüksek bütçe verdi, diğeri ise 'proje bazlı fiyatlandırma' dedi. Hangisi doğru teklifi sunuyor? Eğer sadece rakama bakıyorsanız, büyük ihtimalle yanlış kararı verme yolundasınız.

Web tasarımı hizmeti almak artık basit bir 'site yaptırma' işi değil. İşin içine kullanıcı deneyimi, içerik stratejisi, teknik altyapı, bakım ve sürekli güncelleme dahil. Bir ajans sizi anlamaya çalışıyorsa, ilk görüşmede çok soru soracaktır. Sadece 'nasıl bir site istiyorsunuz?' diye sormuyorsa, kendiniz sormanız gereken sorular var.

Projeyi başlatmadan önce netleştirin: hedef ve beklenti

Çoğu proje burada takılıyor: siz 'kurumsal bir site' istiyorsunuz, ajans 'landing page' anlıyor. Ya da siz 'online satış' diyorsunuz, karşı taraf bunu basit bir katalog sitesi olarak çiziyor. İlk adım, ne istediğinizi kelimelere dökmek değil — ne sorunu çözmeye çalıştığınızı ortaya koymak.

  • Satış mı yapacaksınız, yoksa sadece tanıtım mı?
  • Ziyaretçi kaydolacak, sipariş verecek ya da form dolduracak mı?
  • Site mevcut bir sisteme (CRM, stok yazılımı, ödeme sağlayıcı) bağlanacak mı?
  • Tek dil mi, çok dil mi?
  • Sitenin ömrü ne kadar? Altı ay sonra yenilenmesi mi gerekecek, yoksa yıllarca kullanılacak mı?

Bu soruların cevapları, teknik mimariyi ve bütçeyi doğrudan etkiler. Ajansın size sunduğu 'paket' içinde bunların hepsi karşılanmıyorsa, ileride ek maliyet çıkacaktır.

Tasarım süreci nasıl işleyecek?

Bir ajans size 'tasarım sürecimiz üç aşamadan oluşur' diyorsa, bu aşamaların içinde ne olduğunu sorun. Çünkü 'tasarım' kelimesi herkes için farklı anlama geliyor.

  • Keşif aşaması: hedef kitle analizi, rakip inceleme, içerik haritası çıkarma. Bazı ajanslar bunu hiç yapmaz, doğrudan Figma'ya atlar.
  • Wireframe/iskelet tasarım: sayfa yapısının çizilmesi. Butonun nerede olacağı, menünün nasıl açılacağı burada belirlenir — renk ve görsel değil.
  • Görsel tasarım: renk paleti, tipografi, görseller. Birçok işletme sadece bunu 'tasarım' sanır, oysa asıl işin temeli bir önceki adımdır.
  • Prototip/etkileşim: gerçek site gibi tıklanabilir bir model. Bunu görmeden kodlamaya geçilirse, sonradan çok şey değişir ve bütçe kaçar.

Her aşamada kaç revizyon hakkınız var? Revizyon 'istediğim gibi olmadı, baştan yap' anlamına mı geliyor, yoksa 'bu butonu biraz daha sağa al' şeklinde mi sınırlı? Sözleşmede açıkça yazmalı.

İçerik kimin sorumluluğunda?

En büyük gecikme nedeni burada gizli: tasarım tamamlandı, ama metinler yok. Fotoğraflar eksik. Ajans bekliyor, siz yazamıyorsunuz, proje duruyor.

Ajans içerik üretimi de yapıyor mu? Yapıyorsa hangi seviyede: SEO'ya uygun metin yazımı, fotoğraf çekimi, ürün görseli retuşu? Bunların hepsi ek maliyet yaratabilir. Eğer sizden bekleniyorsa, hangi formatta teslim etmelisiniz? Word dosyası mı, Excel mi, Google Doküman mı? Görseller için boyut ve format standartları var mı?

"Dijital Ürün Geliştirme: Fikirden Lansmana 7 Adımlık Yol Haritası" yazımızda da değindiğimiz gibi, içerik hazırlığı en çok zaman alan adımlardan biridir. Bunu baştan planlamak, projenin zamanında bitmesi için kritiktir.

Teknik altyapı: hazır tema mı, sıfırdan kod mu?

Bu soruya aldığınız cevap hem fiyatı hem de sitenin geleceğini belirler.

  • Hazır tema + özelleştirme: WordPress, Webflow gibi platformlarda binlerce hazır tema var. Hızlıdır, başlangıç maliyeti düşüktür, ama derin özelleştirme sınırlıdır.
  • Yarı-hazır framework: Tailwind, Bootstrap gibi teknik bir alt yapıyla, daha esnek ama yine de belirli kalıplar içinde.
  • Tamamen özel geliştirme: sıfırdan yazılmış kod. Tam kontrol, ama zaman ve maliyet yüksektir.

Sadece başlangıç fiyatına bakmayın. Altı ay sonra yeni bir özellik eklemek istediğinizde ne olacak? Başka bir ajansa götürebilecek misiniz, yoksa ilk ajansa bağımlı mı kalacaksınız? Kodun sahipliği size mi geçecek? Ayrıca: hosting, domain, SSL, e-posta hesapları, yedekleme — bunlar paketin içinde mi, yoksa ayrı mı alıyorsunuz? Yıllık maliyetleri sorun.

Mobil uyum ve performans

Mobil uyum artık 'iyi olur' kategorisinde değil, 'olmak zorunda' kategorisinde. Ama teklifte 'responsive tasarım' yazması yetmez.

  • Tasarım sadece küçülüyor mu, yoksa mobilde farklı bir düzen mi kullanılıyor?
  • Sayfa açılma hızı test edilecek mi? Lighthouse, PageSpeed gibi araçlarla ölçüm yapılıyor mu?
  • Performans optimizasyonu (görsel sıkıştırma, lazy loading, cache) dahil mi?

Mobil trafikte yavaş açılan bir site, masaüstünde ne kadar güzel görünürse görünsün işe yaramaz. Bunu test etmeden teslim almayın.

Teslim sonrası: bakım, güncelleme, destek

Site yayına alındı, ajans projeyi kapattı. Bir ay sonra bir bağlantı çalışmıyor, ya da yeni bir sayfa eklemek istiyorsunuz. Kime, nasıl ulaşacaksınız?

Bazı ajanslar 'garanti süresi' verir: ilk dönem içinde oluşan teknik sorunları ücretsiz düzeltir. Bazıları aylık bakım paketi sunar. Bazıları ise her işlem için saatlik ücret ister.

  • Garanti kapsamı nedir? 'Hata' ile 'yeni istek' arasındaki sınır nerede?
  • Acil müdahale süresi ne kadar?
  • Güvenlik güncellemeleri (WordPress, eklentiler) kimin sorumluluğunda?

"Web sitesi yaptırmak ne kadar tutar? Fiyatı belirleyen 6 etken" yazımızda da değindiğimiz gibi, teslim sonrası maliyetler başlangıç bütçesine dahil edilmezse, uzun vadede sürpriz giderler oluşur.

SEO ve analitik: site yayında ama kimse görmüyor

Tasarım ne kadar güzel olursa olsun, Google'da görünmüyorsa trafiğiniz olmaz. SEO (arama motoru optimizasyonu) bir uzmanlık alanıdır ve çoğu tasarım ajansı bunu kapsam dışı bırakır.

  • Teknik SEO (başlıklar, meta açıklamalar, URL yapısı, site haritası) dahil mi?
  • Google Analytics, Google Search Console kurulumu yapılacak mı?
  • Sayfa hızı, mobil uyum, erişilebilirlik testleri yapılıyor mu?

Bunlar yapılmadan yayına alınan bir site, görünür olmak için aylarca ek çaba gerektirir. İlk günden doğru kurulum çok önemlidir.

Referanslar ve gerçek proje örnekleri

'Portföyümüze bakın' demek kolay. Ama o projelerde ajansın rolü neydi? Sadece görsel tasarım mı yaptı, yoksa stratejiden kodlamaya kadar her şey mi onlara aitti?

Referans isterken şunları sorun: Bu projenin kapsamı neydi? Ne kadar sürdü? Müşteri hâlâ sizinle çalışıyor mu? Neden devam ediyor ya da etmiyor? Projede karşılaşılan en büyük zorluk neydi, nasıl çözüldü?

İyi bir ajans, geçmiş projelerden dersler çıkarmıştır ve size benzer bir durumda ne yapacağını bilir. Eğer hep aynı sektörde çalışmışsa, sizin alanınızı anlama süresi kısa olur. Ama hiç deneyimi yoksa, öğrenme maliyeti size yansıyabilir.

Doğru sorular sormak, doğru partneri bulmak kadar önemli. Çünkü web tasarımı hizmeti bir alışveriş değil, bir işbirliğidir. İşbirliği iyi kurulursa, ortaya çıkan ürün hem sizin hem de kullanıcılarınızın ihtiyacını karşılar.

Projenizi planlamaya başlamadan önce bu soruların cevaplarını netleştirmek isterseniz, size ücretsiz bir ön değerlendirme sunabiliriz. Hangi yolun sizin için en uygun olduğunu birlikte konuşalım.